Son birkaç aydır bir PR ajansından mail kutuma düşen “basın bültenleri” (bunlara basın bülteni demek de ne kadar doğru o da ayrı bir konu) dikkatimi çekiyor. Bir alışveriş merkezi ile ilgili gelen bültenlere baktığımda bu ajansın “paparazzi” olduğuna kanaat getirdim. Karar sizin!…



Bu bültenlerin sahibi olan alışveriş merkezi ne düşünüyor acaba? Medya ilişkilerimizi ne güzel de yapıyor PR ajansımız diyor mudur? Kesin diyordur…
04.02.2011
Gönderen
Mustafa Duran |
basın bülteni, Halkla İlişkiler, Medya İlişkileri, pr |
Halkla İlişkiler, Pazarlama |
2 yorum
Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) Nedir?
Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) kavramının pek çok tanımı var. Benim en çok önemsediğim ve bizim için de bağlayıcı olan Avrupa Birliği’nin tanımıdır: “Bir şirketin ya da markanın sosyal ve çevresel kaygıları kendi istekleriyle faaliyetlerinin ve paydaşlarıyla ilişkilerinin bir parçası haline getirmesi ve tüm paydaşlara karşı etik ve sorumlu davranması, bu yönde kararlar alması ve uygulamasıdır.”
Avrupa Birliği 2001’de yaptığı bu tanımla, sosyal sorumluluk alanlarını; toplum ve çevre olarak belirlemiştir. Şirket faaliyetinin toplum ve çevre bağlamında bütünleşik olduğu vurgulanmaktadır. AB mevzuatında yer alan bu tanım sosyal sorumluluğun gönüllülük esasına dayalı olarak gerçekleşmesi gerektiğine işaret eder. Yine burada da kurumun ya da markanın toplumsal ve çevresel kaygılarını faaliyetleri içerisinde değerlendirmeye alması vurgulanmaktadır.
Ülkemizde Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) projeleri hangi alanlarda yoğunlaşmaktadır?
Bu soruya KSS alanında yapılmış bir araştırma ile cevap vermek isterim. Kamuoyunda yapılan bir araştırmaya göre “Sizce hangi alanlarda Kurumsal Sosyal Sorumluluk projeleri gerçekleştirilmelidir?” sorusunun cevabı önem sırasına göre;
- Eğitim
- Sağlık
- Çevre olarak verilmiştir.
Bu araştırmanın da gösterdiği gibi, ülkemizin en temel sorunlarından biri olan eğitim alanında pek çok proje gerçekleştirilmektedir. Benim asıl dikkat çekmek istediğim önemli nokta ise; hep aynı soruna odaklı projeler gerçekleştirirken, konunun içeriği, yöntemi ve iletişiminde yaratılacak farklılıkların projeyi gerçekleştiren kurumun farklılaşmasında büyük etkisinin olacağıdır.
Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) projesi gerçekleştirmek isteyen firmaların dikkat etmesi gereken unsurlar nelerdir?
Kurumlar KSS çalışmalarını yalnızca bir proje gibi değil, bir anlayış olarak tüm iş süreçlerinde uygulamalıdırlar. KSS projeleri gerçekleştirirken hem kuruma hem de topluma fayda sağlaması, değer üretmesi ilkesinden hareket edilmelidir.
KSS’nin kurumun en üst düzey yönetimi ve çalışanları tarafından kabul görüp sahiplenilmesi ve kurum dışında olduğu kadar kurum içinde de iletişime önem verilmesi gerekmektedir.
Kurumların dikkat etmesi gereken bir başka faktör de, bir projeyi sahiplenirken o projenin odağındaki soruna yönelik sürdürülebilir çözümler üretilmesi konusunda önderlik etmektir. Projelerin tüm süreçlerinde dikkat çekmek istediğimiz bir başka önemli nokta ise ölçümlemedir. Projenin kurum kültürü, vizyonu ve misyonuyla örtüşmesi ve “samimiyeti” firmaların dikkat etmesi gereken olmazsa olmaz unsurlardandır.
KSS’nin çok hassas bir alan olması bütün bu sürecin doğru yönetilmesinde uzman kuruluşların üzerine düşen rolü daha önemli hale getirmektedir.
Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) projelerinde takip edilmesi gereken süreçler / adımlar nelerdir?
Fikrin oluşturulmasından, projelendirilmesine, planlanmasından, uygulanmasına ve ölçümlenmesine kadar uzun bir süreç var. Biz bu sürecin her aşamasında birebir hizmet veriyoruz. KSS projelerinin çok hassas ve sosyal projeler olması doğru iletişim dilinin oluşturulmasını ve konseptin birebir sahaya indirilmesini zorunlu kılıyor. Bu da bambaşka bir uzmanlık alanı gerektiriyor. Bir kere bütün toplum katmanlarını çok iyi tanıyor olmak, onlarla iyi bir dil oluşturmak gerekiyor. Dolayısıyla, özellikle saha çalışmalarının bu bilimsel tarafların da göz önünde bulundurularak gerçekleştirilmesi gerekiyor. Bizim en büyük farkımız, toplumdaki ihtiyacı doğru belirleyip, ölçümlemeler sonrasında fikri bulup, bunun üzerine doğru stratejiyi geliştirmemiz ve projeyi çok iyi bir planlanlamayla uygulamamızdır.
Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) projeleri firmaya neler kazandırır?
KSS’nin iki tarafı vardır; şirket ve toplum. Türkiye’de KSS için bu iki tarafa bakmak gerekir. KSS’nin en önemli sonucu ortaya çıkardığı toplumsal faydadır. Bu fayda, topluma olduğu kadar şirkete de yönelik olmalıdır. KSS faaliyetlerinin şirketlere sağladığı faydalar; bütünleşik pazarlamanın bir boyutuna, şirket bilinilirliğinin bir aracına, halkla ilişkilerin bir bölümüne ve şirket kültürünün içeriğine yansıyor. KSS markalara ruh katarak kurum ve markaya değer kazandırıyor. Tüketici ile ürün arasında güven ilişkisi kuruyor ve markanın pazar payı büyüyor. İmaj ve toplumsal değer örtüşmesi sağlanıyor. Nihayetinde amaçlarına ulaşırsa, yani doğru yapılırsa, itibar üretiyor. Toplum geleceğe daha güvenle bakıyor. Şirketler toplumdan aldığının bir kısmını topluma geri veriyor.
KSS bir toplumsal sorunla ilişki kurmaktır. Bir kimlik ilanıdır. Bilinirlik ve farkındalık yaratır. Kurumsallaşmayı kimliklendirme ile hızlandırır. İmajı itibara çevirir ve büyütür. İtibar işletmeler için en önemli kazanımdır. Kurumun yaptıklarına toplumun özellikle dışarıdakilerin biçtiği değerdir.
İncedir, samimiyet gerektirir, kazanımı zor kaybedilmesi kolaydır. KSS projeleri kurumsal bütünlük ve kimlikle sıkı örülmüş olmalıdır.
Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) ajansı seçerken dikkat edilmesi gereken noktalar nelerdir?
Ülkemizde KSS projeleri genellikle iletişim firmaları tarafından yürütülmektedir. Biz Su CSR olarak Türkiye’de, KSS alanının her aşamasındaki birikim ve uzmanlığımızla tam hizmet sunan tek şirketiz. KSS projesi oluşturmak, araştırmak, planlamak ve uygulamak kesinlikle bir uzmanlık alanıdır. Yaptığımız iş yoğun emek gerektiren bir iştir ve toplumla marka arasında etkileşim yaratarak iletişim platformu oluşturmaktadır.
Hazırlayan
Sevim AKYOL
Su CSR
www.sucsr.com
Kaynak: Pazarlamadünyası.com
23.08.2010
Gönderen
Mustafa Duran |
Corporate social responsibility, csr, KSS, kurumsal iletişim, kurumsal itibar, kurumsal sosyla sorumluluk, Sevim Akyol, Su CSR |
Halkla İlişkiler, Kavramlarla Pazarlama |
yorumsuz
“Ayın Şirketi” bölümümüzde markalara pazarlama ve iletişim danışmanlığı, halkla ilişkilerde planlama ve ölçümleme hizmetleri vermek amacıyla 2002 yılında kurulan Vedea’yı köşemize taşıyarak, şirketin kurucusu Ateş Yaylıoğlu ile sundukları hizmetleri, halkla ilişkilerde ölçümleme ve ölçümlemenin bileşenleri ve Vedea’nın gelecekteki hedeflerini konuştuk…
Herkesin 3 Hürel grubundan tanıdığı; 30 yıllık reklamcı olan Feridun Hürel’i “Ayın Konuğu” köşemize taşıyarak; yaratıcılığa bakışını, kitaplarını ve ülkemizde reklamcılığın geldiği noktayı konuştuk…

Sosyal medyanın hayatımızdaki hem özel hem de iş hayatımızdaki önemini artırmasıyla beraber değer kazanmaya başlayan Sosyal CRM kavramını EBİ E-Pazarlama Koordinatörü M. Yalçın Parmaksız’ı ile ela aldık.
Dünyaya Google’ın gözlüklerinden bakmak, kendimize has yeni bakış açıları edinmek ve her şeye farklı bakmak ile ilgili olan Google Olsa Ne Yapardı? isimli kitabı “Ayın Kitabı” bölümünde inceledik.

Medya Takip Merkezi’nin (MTM) aylık olarak hazırladığı “Ayın Medya Gündemi” çalışmasını “Araştırmalar” bölümümüze taşıyarak Temmuz ayının medya yansımalarını ele aldık.
Rana Özşeker “Cilalı Profesyoneller”, Özkan Kaymak “Soru ve Cevaplarla Satış” ve Murat Şaylan “Fiyat Belirlemek – I” başlıklı yazılarıyla Pazarlamadünyası.com’da yer aldılar.
11.08.2010
Gönderen
Mustafa Duran |
3 Hürel, Ateş Yaylıoğlu, EBİ, Feridun Hürel, Google, Google Olsa Ne Yapardı?, Halkla İlişkiler, halkla ilişkilerde ölçümleme, M. Yalçın Parmaksız, Medya Takip Merkezi, Murat Şaylan, Özkan Kaymak, pr, rana özşeker, reklamcılık, sosyal CRM, Vedea |
Halkla İlişkiler, Kitaplar, Marka, Pazarlama, Reklam, Sosyal Medya, İnteraktif Pazarlama |
yorumsuz
Online halkla ilişkiler nedir?
Online halkla ilişkiler (Online PR), bir firma veya markanın farkındalığını ve görünürlüğünü oluşturmak/arttırmak, imaj ve marka güvenilirliği yaratmak ve korumak ve krizleri çözmek amacıyla internet aracılığıyla hedef kitlesiyle kurduğu “çift yönlü” bir iletişimdir. Online hakla ilişkiler, geleneksel halkla ilişkiler uygulamalarından yararlanır, ancak kullandığı halkla ilişkiler araçları farklıdır.
Online halkla ilişkilerin kullandığı araçlar ve kanallar nelerdir?
Online halkla ilişkilerin kullandığı araçlardan en önemlileri:
- Basın Bültenleri: Basın bültenleri, tıpkı offline halkla ilişkilerde olduğu gibi en önemli halkla ilişkiler uygulamasından bir tanesidir. Offline halkla ilişkiler uygulamasıyla kıyaslandığında buradaki fark, medyaya bültenlerin tek tek dağıtılması yerine, web sayfalarından veya direkt olarak kurumlar tarafından Google News veya Yahoo! News gibi arama motorlarına gönderilmesidir. Basın bültenleri, bu arama motorlarına giren hedef kitle tarafından direkt olarak izlenmektedir.
- E-Bültenler: İnternet ortamında iletilen bültenler, bir imaj yaratmak ve güçlü bir marka farkındalığını sağlamak ve kurum / marka ile ilgili gelişmeleri duyurmak için bir web sayfasının anahtar hedef kitlesini kendine hedef alır.
- Podcastler, Vodcastler ve Webinarlar: Offline halkla ilişkiler uygulamalarından biri olan seminer, konferans, vb. etkinliklerin online olarak aynı etki yaratacak versiyonları vodcastler, podcastler ve webinarlardır.
29.06.2010
Gönderen
Mustafa Duran |
Dilara Kantemir Toros, Halkla İlişkiler, interaktif ajans, online halkla ilişkiler, Online PR, podcast, PR 2.0, Pret-a-PR, SEO, Sosyal Medya, Twitter, vodcast, web 2.0, YouTube |
Halkla İlişkiler, Sosyal Medya, İnteraktif Pazarlama |
yorumsuz
Şubat ayı “Ayın Şirketi” bölümünde dünyanın en büyük medya grubu olan GroupM’in bir parçası olarak kurulan Maxus’u köşemize taşıyarak; ajansın genel müdürü Oylum Akkoyunlu ile pazarlama çalışmalarının önemli bir kalemi olan medya planlamanın bugünü ve geleceğini, ilişkisel medya yaklaşımlarını, ajanslarını nasıl konumlandırdıklarını ve hedeflerini konuştuk.
“Ayın Konuğu” bölümünde Türkiye Kurumsal Sosyal Sorumluluk Derneği (TKSSD) Genel Başkanı Serdar Dinler ile Türkiye Kurumsal Sosyal Sorumluluk Derneği’nin faaliyetlerini ve Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) kavramının ülkemizdeki mevcut durumunu konuştuk.
Bir ülke olsaydı dünyanın en kalabalık ülkelerinden biri olacak sosyal medyalarda herkesin sosyal medya pazarlamacısı olduğu ve her markanın sosyal medya pazarlaması yaptığı / yapmaya çalıştığı günümüzde Sosyal Medya Pazarlaması kavramını Pure New Media Strateji ve İş Geliştirme Direktörü Alper Türktaş ile ele aldık.
Intel’in efsanevi CEO’su Andrew S. Grove’un kaleme aldığı “Yalnızca Paranoidler Ayakta Kalır” isimli kitap ile iş yapmanın bütün kurallarının hızlı ve bir daha geri gelmemek üzere değiştiği Stratejik Dönüş Noktaları diye tanımlanan zamanlarda bir liderin bu değişimlere ve rekabete nasıl ayak uydurabileceğinin kapılarını araladık…
Medya Takip Merkezi’nin (MTM) her gün 1600’ü aşkın gazete ve dergiyi takip ederek hazırladığı raporunu Yılın Öne Çıkan Sosyal Sorumluluk Projeleri raporunu Pazarlamadunyasi.com‘un araştırma sayfasına taşıdık.
08.02.2010
Gönderen
Mustafa Duran |
Alper Türktaş, Andrew S. Grove, deeğişim, GroupM, Intel, KSS, kurumsal sosyal sorumluluk, liderlik, Maxus, Medya Takip Merkezi, MTM, Oylum Akkoyunlu, Pure New Media, Serdar Dinler, Sosyal Medya, strateji, Stratejik Dönüş Noktaları, Türkiye Kurumsal Sosyal Sorumluluk Derneği, Yalnızca Paranoidler Ayakta Kalır |
Halkla İlişkiler, Pazarlama, Sosyal Medya, Yönetim / Strateji, İnteraktif Pazarlama |
yorumsuz