“Kendi Markanız Olun” isimli kitap; kişisel bir kaynak olarak bireylere düşüncelerini ve davranışlarını profesyonel ve kişisel yaşamlarının her alanında önemli ve farklı ilişkiler kurmalarına, iş kaynağı olarak ise çalışanların kurumlarının marka stratejilerin daha iyi anlamasına ve davranışlarını bununla daha etkili bir uyum içine sokmasına yardım ediyor.
David McNally & Karl D. Speak tarafından yazılan kitap; ilk olarak marka kavramını ele alarak güçlü bir markanın nasıl sistemli bir şekilde edilip yönetileceğini ele alıyor. Sonrasında marka yönetiminin temel ilkelerinin kişisel uygulamaları ve şirketlerin temel misyonlarından kopmadan markalarını dönüştürdükleriyle ilgili ayrıntılar sunuluyor. Son olarak ise bu marka yönetim tekniklerinin sizin kendi kişisel ve profesyonel ilişkilerinize nasıl uygulanacağını ele alıyor.
Değerleri netleştirmek, anlamak ve onlara göre hareket etmenin güçlü bir kişisel marka yaratmanın temel öğelerinden biri olduğunu ön plana çıkarak kitap; kişisel markayı; “yeterlilikler”, “standartlar” ve “stil”den oluşan üç boyutlu bir modelde değerlendiriyor. Kişisel markanın bu model çerçevesinde oluşturulma sürecinde “farklı”, “alakalı” ve “tutarlı” olma gerekliliği de kitapta ayrıntılı olarak okuyucuya sunuluyor.
“Ayın Şirketi” bölümümüzde markalara pazarlama ve iletişim danışmanlığı, halkla ilişkilerde planlama ve ölçümleme hizmetleri vermek amacıyla 2002 yılında kurulan Vedea’yı köşemize taşıyarak, şirketin kurucusu Ateş Yaylıoğlu ile sundukları hizmetleri, halkla ilişkilerde ölçümleme ve ölçümlemenin bileşenleri ve Vedea’nın gelecekteki hedeflerini konuştuk…
Herkesin 3 Hürel grubundan tanıdığı; 30 yıllık reklamcı olan Feridun Hürel’i “Ayın Konuğu” köşemize taşıyarak; yaratıcılığa bakışını, kitaplarını ve ülkemizde reklamcılığın geldiği noktayı konuştuk…
Sosyal medyanın hayatımızdaki hem özel hem de iş hayatımızdaki önemini artırmasıyla beraber değer kazanmaya başlayan Sosyal CRM kavramını EBİ E-Pazarlama Koordinatörü M. Yalçın Parmaksız’ı ile ela aldık.
Dünyaya Google’ın gözlüklerinden bakmak, kendimize has yeni bakış açıları edinmek ve her şeye farklı bakmak ile ilgili olan Google Olsa Ne Yapardı? isimli kitabı “Ayın Kitabı” bölümünde inceledik.
Medya Takip Merkezi’nin (MTM) aylık olarak hazırladığı “Ayın Medya Gündemi” çalışmasını “Araştırmalar” bölümümüze taşıyarak Temmuz ayının medya yansımalarını ele aldık.
Kurumundan bireyine kadar herkesin marka olma çabası içinde olduğu günümüzde “Marka Yönetimi” isimli kitap; pazarlama fonksiyonunun en önemli parçası olan markanın ne olduğundan, değerinin nasıl ölçüldüğüne kadar geçen marka yönetim sürecini gözler önüne seriyor… “Marka Yönetimi”, markayı tüketiciye sunmanın, değerini belirlemenin, marka bilinirliğini ve marka bağlılığını yaratabilmenin bir yönetim süreci olduğunu ve bu sürecin nasıl olması gerektiğini derinlemesine analiz ediyor.
Başarılı marka olmanın öncelikli koşulu olan kalite, hizmet, yaratıcılık gibi markayı rekabet ortamında farklılaştıracak konularla beraber marka yaratma çabalarının doğru ve sağlıklı şekilde yürütülmesi için“marka yönetimi” kavramına gereken titizliğin gösterilmesi gerekiyor. “Marka Yönetimi”, markanın gerek firma, gerek müşteri gerekse de aracı kurumlar açısından sağladığı faydalar çerçevesinde bu markalama sürecinin doğru yürütülmesi için gerekli bilgileri bizlere sunuyor.
“Ayın Şirketi” bölümünde markalara pazarlama ve saha organizasyonları konusunda entegre çözümler sunmak amacıyla kurulan MarCom’u köşemize taşıyarak; ajansın kurucusu Şivan Arslan ile doğrudan pazarlama kavramını, saha etkinliklerinin pazarlama ve satışa etkilerini ve yeni kurulan bir ajans olarak MarCom’un faaliyetlerini ve hedeflerini konuştuk.
Facebook’un pazarlama ve iletişim alanınızdaki etkisini her geçen gün arttırdığı günümüzde Faceebook Uygulamaları ve Pazarlama konusuyla ilgili Orangeplus’ın kurucusu Özkan Altuner’in görüşlerine “Ayın Reçetesi” bölümünde yer verdik.
Ana tema olarak örgütlerin başarısında markaların rolünü ele alan Marka Bilmecesi isimli kitap “Ayın Kitabı” bölümünde inceledik.
“Ayın Konuğu” bölümünde ise imaj ve iletişim koçu olan Rana Özşeker’i konuk ettik. Özşeker ile iletişim, koçluk, liderlik, yöneticilik, girişimcilik, renk kavramlarının yanı sıra kurucusu olduğu RNA Değişim Yönetimi’nin faaliyetlerini konuştu.
Türkiye’nin ilk medya takip firması olanInterpress‘in düzenli olarak yaptığı, ulusal yayın yapan 28 kanalı içeren “Televizyonun Medya Karnesi” başlıklı çalışmasını “Araştırma” bölümünde ele aldık.
Konumlandırma; markanızı hangi kesimlerin nasıl algılamasını istediğinize verdiğiniz cevaptır. Tabiî ki etkili bir konumlandırma için ürününüzün fiziksel ve duygusal özelliklerinden yola çıkmalısınız. Ürününüzü taşıyamayacak bir konumlandırma peşinde koşmamalısınız.Konumlandırma pazardaki boşluklara ve rakiplerden farklılıklarınıza göre belirlenmelidir.
Konumlandırma bir ürüne isim vermeden önce yapılmalıdır. Konumlandırmaya göre isim ve logo belirlenmelidir. Yani pazarlamanın ilk ayağı konumlandırmadır.
Reklam sektöründe “konumlandırma” kelimesi genelde imaj boyutuyla kullanılır. Konumlandırmayı sadece imaj boyutuyla ele aldığınızda maalesef konumlandırma yapmış olmuyorsunuz. Geçici bir yanılsama yaratmış oluyorsunuz. Sadece imajı farklılaştırarak konumlandırma yapmaya çalışmak, bir çeşit illüzyon yapmaktır, göz boyamaktır.
Etkisi çabuk geçer. Foyası çabuk ortaya çıkar. Aynı konumlandırmayı daha iyi sahiplenen (hakkıyla veya illüzyonuyla) bir rakip çıkınca imajınız kaybolur, söner.
Oysa ki; imaja gelesiye kadar, üründe, fiyatta, ambalajda, tasarımda, dağıtımda, satış noktalarında, hizmette, hatta marka mimarisinde farklılaşmaya ihtiyaç var. Tüm bu alanların kombinasyonuyla elde edilen pozisyondur konumlandırma.
“Ayın Şirketi” bölümünde ambalaj tasarımı alanında dünya standartlarında hizmet vermek amacıyla kurulan Orhan Irmak Tasarım’ı köşemize taşıyarak; ajansın kurucuları Orhan Irmak ve Gökhan Irmak ile ajansın faaliyetlerini, gelecek hedeflerini ve tasarım kavramının ülkemizdeki algılanışını konuştuk.
Markaların geleceğin hedef kitlesine şimdiden ulaşarak onların kalplerinde yer edinmesinde önemli bir yeri olan Gençlik Pazarlaması (Youth Marketing)kavramıyla ilgili youtholdingCYO’su Emrah Kaya’nın görüşlerine “Ayın Reçetesi”bölümünde yer verdik.
“Ayın Konuğu” bölümünde ise Kerevitaş’ın Pazarlama Müdürü Burcu Özaslan’ı konuk ettik. Özaslan ile pazarlama kariyerini, pazarlamaya bakışını ve Kerevitaş’ın 2010 yılı hedeflerini konuştuk.
Al Ries ve Laura Ries’in kaleme aldığı Yönetim Odasında Savaşisimli kitap ile sol beyinli, yani sözel ifadesi güçlü, mantıklı ve analitik yönetim ile sağ beyinli, yani görsel ifadesi, sezgileri ve bütünü algılayışı güçlü pazarlama arasındaki savaşı ve bu savaşın nedenlerini bulmaya çalıştık.
Medya Takip Merkezi’nin2009 yılı boyunca gazete, dergi, TV kanalları ve haber sitelerinde en çok bahsi geçen kadınları mercek altına aldığı Türkiye’nin En Medyatik Kadınları raporunu araştırma sayfamıza taşıdık.
Kişisel marka, kişinin yaşamda sahip olduğu her şeyle; özü, sözü, imajı ile hedef kitlesine/müşterisine/çevresine verdiği mesaj, yarattığı algı, benzersiz yanlarını ortaya çıkaran fark, kendine, işine ve ilişkilerine kattığı değerlere dayalı bir kimlik tanımlamasıdır. Kişisel marka, kişinin kendine biçtiği değerdir ve başkalarının, yani hedef kitlesinin kişinin değerini anlamasını kolaylaştırır.
Kişisel marka olmak; istediğiniz kendiniz olmayı başarmak ve bunu profesyonel yaşamınıza aktarmayı başarmak diyebiliriz.
Kişisel marka günümüze ait bir kavramdır ve bizi geleceğe taşıyacaktır. Görünürlük, ulaşılabilirlik hızla artarken, kişiselleşirken ve kolaylaşırken önemi daha da artacak. Gelecek için çalışmaktır, kişisel marka. Sosyal medyanın güçlenmesini, kişilerin kendilerini daha görünür yapma istekleri de sağlamaktadır.
Kişisel markanın bileşenleri nelerdir? Kişinin sahip olması gereken özellikler nelerdir?
Kişisel marka olmak için “BEN”i iyi tanımak, net tanımlamak ve “BEN”i en anlaşılır ve iz bırakan şekilde sunmak gerekiyor. Kurum/ürün marka çalışması ile benzerlik taşısa da çok farklı değerler taşımaktadır. Kişi ve hedef kitlesi markanın bileşenlerini oluşturuyor. Kişilik özellikleri, kişinin kendisi ile ilgili inançları ve değerleri “BEN”i nasıl tanımlayacağımızı ortaya çıkartıyor.
Ocak ayı “Ayın Şirketi” bölümünde spor ve pazarlamanın işbirliğini her geçen gün artırdığı günümüzde “spor odaklı pazarlama iletişimi” kavramını ülkemize getiren Sportsnet‘i köşemize taşıyarak; şirketin yönetim kurulu üyesi Arzu Savaş ile Sportsnet‘in faaliyetlerini, hedeflerini ve çıkarmış oldukları “Bir Top Yeter” isimli kitabı konuştuk.
“Ayın Konuğu” bölümünde Fütüristler Derneği Başkanı ve M-gen Gelecek Planlama Merkezi kurucu ortağı Ufuk Tarhan ile Fütüristler Derneği’nin faaliyetleriyle beraber fütürist, fütürizm, gelecek planlama kavramlarını ve gelecekte bizi bekleyen trendler üzerine uzun bir röportaj yaptık.
İnsanların alışveriş ve yaşam tarzlarını anlayabilmek için kültür ve kültürün yarattığı kodlardan yola çıkan Kültür Koduisimli kitabı “Ayın Kitabı” bölümünde ele alarak dünyadaki insanların hareketlerini anlamamız için gerekli kapıyı araladık.
Aralık ayı “Ayın Şirketi” bölümünde markalara sosyal medyaları kullanma ve topluluk oluşturma konularında danışmanlık hizmeti sunan Qefal‘i köşemize taşıyarak; şirketin kurucu ortakları Fulya Ulusoy ve Ivan Jimanez ile ajansın faaliyetlerini, hedeflerini ve sosyal medya pazarlamasını konuştuk.
“Ayın Konuğu” bölümünde pazarlama danışmanlığı yapan ve kendini “iletişim işçisi” olarak tanımlayan Merih Cılga ile tüketici içgörüsü, pazarlama araştırmaları, marka, reklam kavramlarını ve günümüz Türk tüketicisini konuştuk.
Mobil pazarlamanın lokasyon çözümü olan “Bluetooth Marketing” kavramını Vodera Genel Müdürü S. Ömer Ekinci ile “Ayın Reçetesi” bölümünde inceledi.Kurumların sanal dünyada var olma gerekliliğini dile getirirken, pazarlama iletişimi stratejilerinde sanal dünyadan nasıl yarar sağlayabileceklerine dair de öneriler sunan“İnternet Çağında Kurumsal İletişim“ isimli kitabı “Ayın Kitabı” bölümünde ele aldık…