Mustafa Duran

Pazarlama üzerine sayıklamalar…

Yönetim Odasında Savaş

Sol beyinli yöneticiler, sağ beyinli pazarlamacılara karşı!

Yönetim ve pazarlama arasındaki savaşları zengin marka ve şirket örnekleriyle “Yönetim Odasında Savaş” isimli kitaplarıyla ele alan Al Ries ve Laura Ries; çözümün ne düşündüğümüzle değil, nasıl düşündüğümüzle ilgili olduğunun kapılarını aralıyor.

Sol beyinli, yani sözel ifadesi güçlü, mantıklı ve analitik yönetim ile sağ beyinli, yani görsel ifadesi, sezgileri ve bütünü algılayışı güçlü pazarlama arasındaki savaşı gözler önüne seren “Yönetim Odasında Savaş” isimli kitap; yönetimin pazarlamayı, pazarlamanın da yönetimi anlamasına yardım ediyor.

Al Ries ve Laura Ries “Yönetim Odasında Savaş” isimli kitaplarında,  yönetim ve pazarlama arasındaki bakış farklılıkları ile ilgili tespitleri yaparken Pepsi, Coca-Cola, Sony, Kraft, Toyota, Nike, Starbucks, Marlboro, Apple, Microsoft gibi pek çok marka ile ilgili örneklere de yer veriyorlar. Al Ries ve Laura Ries’in yönetim ve pazarlama arasındaki bakış farklılıkları ile ilgili tespitleri aşağıda yer alıyor.

  • Yönetim gerçeği esas alır. Pazarlama algıyı esas alır.
  • Yönetim ürün üzerinde yoğunlaşır. Pazarlama marka üzerinde yoğunlaşır.
  • Yönetim markayı sahiplenmek ister. Pazarlama kategoriyi sahiplenmek ister.
  • Yönetim daha iyi ürünler ister. Pazarlama farklı ürünler ister.
  • Yönetim geniş ürün gamından yana. Pazarlama dar ürün gamından yana.
  • Yönetim markayı genişletmeye çalışır. Pazarlama markayı daraltmaya çalışır.
  • Yönetim “tetikleyici” olmaya uğraşır. Pazarlama “akılda ilk yer eden” olmaya uğraşır.
  • Yönetim “büyük yankı”lı bir kalkış bekler. Pazarlama yavaş bir yükselme bekler.
  • Yönetim pazarın merkezini hedefler. Pazarlama iki uçtan birini hedefler.
  • Yönetim her şeye sahip olmak ister. Pazarlama bir sözcüğe sahip olmak ister.
  • Yönetim sözel soyutlamalarla uğraşır. Pazarlama görsel çekiçlerle uğraşır.
  • Yönetim tek bir markayı tercih eder. Pazarlama birden fazla markayı tercih eder.
  • Yönetim zekaya değer verir. Pazarlama ayırıcı özelliğe değer verir.
  • Yönetim çift markalamaya inanır. Pazarlama tek markalamaya inanır.
  • Yönetim sürekli büyümenin planlarını yapar. Pazarlama pazar olgunluğunun planlarını yapar.
  • Yönetim yeni kategorileri öldürme eğiliminde. Pazarlama yeni kategoriler yaratma eğiliminde.
  • Yönetim iletişim ister. Pazarlama konumlandırma ister.
  • Yönetim müşterileri hayat boyu ister. Pazarlamaya kısa süreli bir kaçamak yeter.
  • Yönetim kuponları ve indirimleri sever. Pazarlama bunlardan nefret eder.
  • Yönetim rakipleri taklit etmeye çalışır. Pazarlama karşıt olmaya çalışır.
  • Yönetim isim değişikliğinden nefret eder. Pazarlama isim değişikliğini genelde hoş karşılar.
  • Yönetim sürekli yeniliğe meyilli. Pazarlama bir tanesiyle mutlu.
  • Yönetim multimedyaya bayılır. Pazarlama bundan pek emin değildir.
  • Yönetim kısa vadeye odaklanır. Pazarlama uzun vadeye odaklanır.
  • Yönetim, sağduyuya güvenir. Pazarlama, pazarlama duyusuna güvenir.

Kitaptan İnciler…

  • Umudumuz odur ki, yöneticiler, pazarlamanın ilkelerini, özellikle de sağduyu ile pazarlama duyusu arasındaki farkı daha iyi anlamaya vakit ayırsınlar. Yine umudumuz odur ki, pazarlamacılar, yönetimin,  önerilerini neden çoğunlukla geri çevirdiğini, özellikle de önerileri mantıklı, sözel ve analitik ifadelerle yeniden düzenleme ihtiyacını daha iyi anlamaya vakit ayırsınlar.
  • Girişimciler her zaman sağ beyinlidir. Onlar genellikle “büyük resim” üzerinde yoğunlaşan, çoğunlukla da kısa vadede sıkıntı çeken “hayalci”lerdir.
  • Mantıklı sol beyinli yönetim satış yaratmak ister. Dolayısıyla yönetimin üzerinde durduğu nokta, maliyeti kısmak ve uzmanlık odaklı ürünler üretmektir.
  • Pazarlamacılar için önemli olan bir durumun “gerçekleri” değil gerçekle bağdaşsın veya bağdaşmasın, tüketicilerin zihnindekilerdir.
  • Tüketiciler kategorileri düşünür, ama sıklıkla kategori seçimlerini markalarla ifade ederler.
  • Mükemmel bir dünyada, belki daha iyi olan bir ürün daima kazanırdı. Ama gerçek bu değil.
  • Bir şeye inandığınız zaman, sizin inancınızla çelişen durumlarla karşılaştığınızda genelde yaptığınız, stratejiyi değil de uygulamayı suçlamaktır.
  • Başarılı pek çok marka öncelikle PR teknikleri kullanarak işe yavaş yavaş başlamıştır.
  • Pazarlama tutarlılık ve ayırıcı özellikle ilgilidir.
  • Yeni bir fikrin tüketicilerin aklına yatıp yatmayacağını belirlemenin bir yolu, fikri ters çevirip rakiplere uyup uymadığını görmektir.
  • Markalama, bugünlerde toplantı odalarında o kadar popüler ki, sol beyinli yönetim bu konuda aşırıya kaçma eğiliminde.
  • Yenilik bir pazarlama stratejisi değildir ve sürekli olarak yeni ve yaratıcı ürünler silsilesine bel bağlayan şirketler günün birinde kendilerini büyük sıkıntı içinde bulur.

Kimler Okumalı…

Pazarlamacı olup yönetimi, yönetici olup pazarlamayı anlamak da zorluk çeken herkesin “Yönetim Odasında Savaş” isimli kitabı okumasında fayda var.

“Yönetim Odasında Savaş” isimli kitapta otomotiv sektöründen pek çok örnek bulunmasından dolayı bu sektörde çalışanlar için de hoş bir pazarlama kaynağı.

Bu Kitapla Beraber Ne Okuyalım?…

26.02.2011    Gönderen Mustafa Duran | , , , , , , , , , , , , , , , , | Kitaplar, Pazarlama | yorumsuz

Kendi Markanız Olun

“Kendi Markanız Olun” isimli kitap; kişisel bir kaynak olarak bireylere düşüncelerini ve davranışlarını profesyonel ve kişisel yaşamlarının her alanında önemli ve farklı ilişkiler kurmalarına, iş kaynağı olarak ise çalışanların kurumlarının marka stratejilerin daha iyi anlamasına ve davranışlarını bununla daha etkili bir uyum içine sokmasına yardım ediyor.

David McNally & Karl D. Speak tarafından yazılan kitap; ilk olarak marka kavramını ele alarak güçlü bir markanın nasıl sistemli bir şekilde edilip yönetileceğini ele alıyor. Sonrasında  marka yönetiminin temel ilkelerinin kişisel uygulamaları ve şirketlerin temel misyonlarından kopmadan markalarını dönüştürdükleriyle ilgili ayrıntılar sunuluyor. Son olarak ise bu marka yönetim tekniklerinin sizin kendi kişisel ve profesyonel ilişkilerinize nasıl uygulanacağını ele alıyor.

Değerleri netleştirmek, anlamak ve onlara göre hareket etmenin güçlü bir kişisel marka yaratmanın temel öğelerinden biri olduğunu ön plana çıkarak kitap; kişisel markayı; “yeterlilikler”, “standartlar” ve “stil”den oluşan üç boyutlu bir modelde değerlendiriyor. Kişisel markanın bu model çerçevesinde oluşturulma sürecinde “farklı”, “alakalı” ve “tutarlı” olma gerekliliği de kitapta ayrıntılı olarak okuyucuya sunuluyor.

Kitaptan İnciler…

  • Marka bir ilişkidir. Bir açıklama değil. Yansıtılan imaj, renkli ambalaj, çekici sloganlar veya yapay bir madde katarak içindeki şeyin gerçek doğasını saklamak değildir.
  • Başarı, dünyanın sizin için tanımlayabileceği bir şey değildir. Sizin değer ve isteklerinize bağlı olarak tanımladığınız şeydir.
  • Herkesin zaten markası vardır. Markanız –yaptığınız şeylerle ve bunları yapma şeklinizle açık olarak dışa vurduğunuz- kim olduğunuz ve neye inandığınızın bir yansımasıdır.
  • İnsanların güçlü bir şekilde bizim kişisel markamıza bağlanabilmesi için akılları kadar kalpleri de işin içinde olmak zorundadır. Nitelik ve nicelik ölçüleri ne kadar olumlu olursa, ilişki o kadar güçlü olacaktır.
  • Farklı olmanın ne anlama geldiğini doğru olarak anlamak, sadece değişik olmaktan çok daha fazlasını gerektirdiğini öğrenmektir.
  • Alaka oluşturmak “geriye doğru düşünmek” dediğimiz bir yeteneği gerektirir. Diğerleri için değerli görülmek istiyorsanız, dünyanızdan onların dünyasına geçmelisiniz.
  • Bir ilişkide tutarlılık davranışın güvenilir olmasıyla oluşturulur. Eğer tutarlı bir şekilde güvenilir davranışlar tecrübe ederlerse insanlar zamanla size güvenebileceklerini öğrenirler.
  • Güçlü bir kişisel marka oluşturmak için işe, sahip olmayı planladığınız anahtar ilişkilerin doğasını tanımlayarak başlayın.
  • Stil, markanızın kişiliğidir. Bu, standartlarınızın daha nesnel özelliklerinin öznel karşıtıdır, sizi başka bir kişinin nezdinde özel olarak siz yapan parçadır.
  • Güçlü bir marka olmanın herkese hitap etme anlamına gelmediğini anlamak önemlidir ve hatta belki biraz rahatlatıcıdır.
  • Kim olduğunuza ve ne tür ilişkilerin sizin için önemli olduğuna karar verirseniz, daha sonra bu vizyona ve değerlere uygun olarak davranırsanız kendinize karşı daha dürüst olursunuz.

Kimler Okumalı?…

“Kendi Markanız Olun” isimli kitabı; kişisel markanın sadece imaja dayalı bir kavramdan öte kişinin kendi değerleri ve bu değerler çerçevesinde oluşturduğu davranış bütünlüğünü de içine alan derin bir kavram olduğunu anlamak isteyen ve kişisel gelişimine önem veren herkesin okumasında yarar var.

Ayrıca genel olarak marka kavramını ve işleyişini anlamak isteyenler için de yararlı bir kaynak.

Bu Kitapla Beraber Ne Okuyalım?…

Kaynak: Pazarlamadünyası.com

29.08.2010    Gönderen Mustafa Duran | , , , , , | Kitaplar, Kişisel Gelişim, Marka | 1 yorum

Marka Yönetimi

Güçlü ve başarılı markalar için temel ilkeler…

Kurumundan bireyine kadar herkesin marka olma çabası içinde olduğu günümüzde “Marka Yönetimi” isimli kitap; pazarlama fonksiyonunun en önemli parçası olan markanın ne olduğundan, değerinin nasıl ölçüldüğüne kadar geçen marka yönetim sürecini gözler önüne seriyor…
“Marka Yönetimi”, markayı tüketiciye sunmanın, değerini belirlemenin, marka bilinirliğini ve marka bağlılığını yaratabilmenin bir yönetim süreci olduğunu ve bu sürecin nasıl olması gerektiğini derinlemesine analiz ediyor.

Başarılı marka olmanın öncelikli koşulu olan kalite, hizmet, yaratıcılık gibi markayı rekabet ortamında farklılaştıracak konularla beraber marka yaratma çabalarının doğru ve sağlıklı şekilde yürütülmesi için “marka yönetimi” kavramına gereken titizliğin gösterilmesi gerekiyor. “Marka Yönetimi”, markanın gerek firma, gerek müşteri gerekse de aracı kurumlar açısından sağladığı faydalar çerçevesinde bu markalama sürecinin doğru yürütülmesi için gerekli bilgileri bizlere sunuyor.

01.08.2010    Gönderen Mustafa Duran | , , , , | Kitaplar, Marka, Pazarlama | yorumsuz

Konumlandırma nedir?

Konumlandırma; markanızı hangi kesimlerin nasıl algılamasını istediğinize verdiğiniz cevaptır. Tabiî ki etkili bir konumlandırma için ürününüzün fiziksel ve duygusal özelliklerinden yola çıkmalısınız. Ürününüzü taşıyamayacak bir konumlandırma peşinde koşmamalısınız.Konumlandırma pazardaki boşluklara ve rakiplerden farklılıklarınıza göre belirlenmelidir.
Konumlandırma bir ürüne isim vermeden önce yapılmalıdır. Konumlandırmaya göre isim ve logo belirlenmelidir. Yani pazarlamanın ilk ayağı konumlandırmadır.
Reklam sektöründe “konumlandırma” kelimesi genelde imaj boyutuyla kullanılır. Konumlandırmayı sadece imaj boyutuyla ele aldığınızda maalesef konumlandırma yapmış olmuyorsunuz. Geçici bir yanılsama yaratmış oluyorsunuz. Sadece imajı farklılaştırarak konumlandırma yapmaya çalışmak, bir çeşit illüzyon yapmaktır, göz boyamaktır.
Etkisi çabuk geçer. Foyası çabuk ortaya çıkar. Aynı konumlandırmayı daha iyi sahiplenen (hakkıyla veya illüzyonuyla) bir rakip çıkınca imajınız kaybolur, söner.
Oysa ki; imaja gelesiye kadar, üründe, fiyatta, ambalajda, tasarımda, dağıtımda, satış noktalarında, hizmette, hatta marka mimarisinde farklılaşmaya ihtiyaç var. Tüm bu alanların kombinasyonuyla elde edilen pozisyondur konumlandırma.

14.05.2010    Gönderen Mustafa Duran | , , , , , , | Marka, Pazarlama | yorumsuz

Kişisel Marka

Kişisel markaKişisel marka nedir?

Kişisel marka, kişinin yaşamda sahip olduğu her şeyle; özü, sözü, imajı ile hedef kitlesine/müşterisine/çevresine verdiği mesaj, yarattığı algı, benzersiz yanlarını ortaya çıkaran fark, kendine, işine ve ilişkilerine kattığı değerlere dayalı bir kimlik tanımlamasıdır. Kişisel marka, kişinin kendine biçtiği değerdir ve başkalarının, yani hedef kitlesinin kişinin değerini anlamasını kolaylaştırır.

Kişisel marka olmak; istediğiniz kendiniz olmayı başarmak ve bunu profesyonel yaşamınıza aktarmayı başarmak diyebiliriz.

Kişisel marka günümüze ait bir kavramdır ve bizi geleceğe taşıyacaktır. Görünürlük, ulaşılabilirlik hızla artarken, kişiselleşirken ve kolaylaşırken önemi daha da artacak. Gelecek için çalışmaktır, kişisel marka. Sosyal medyanın güçlenmesini, kişilerin kendilerini daha görünür yapma istekleri de sağlamaktadır.

Kişisel markanın bileşenleri nelerdir? Kişinin sahip olması gereken özellikler nelerdir?

Kişisel marka olmak için “BEN”i iyi tanımak, net tanımlamak ve “BEN”i en anlaşılır ve iz bırakan şekilde sunmak gerekiyor. Kurum/ürün marka çalışması ile benzerlik taşısa da çok farklı değerler taşımaktadır. Kişi ve hedef kitlesi markanın bileşenlerini oluşturuyor. Kişilik özellikleri, kişinin kendisi ile ilgili inançları ve değerleri “BEN”i nasıl tanımlayacağımızı ortaya çıkartıyor.

20.01.2010    Gönderen Mustafa Duran | , , , | Kişisel Gelişim, Marka, Pazarlama | yorumsuz