The history of the Internet
İnternetin geçirdiği evrimle ilgili güzel bir video.
İnternetin geçirdiği evrimle ilgili güzel bir video.
İşletmenin iç ve dış çevresinde yapacağı tüm faaliyetlerinde pazarlama yönlü olması ve müşteri değerinin önemsenmesi gerektiği günümüzde “Bütünleşik Pazarlama” isimli kitap işletme anlayışına yeni bir boyut kazandıran “bütünleşik pazarlama” kavramının kapılarını aralıyor.
Gonca Telli Yamamoto, kitabında işletmenin müşteri ve olası müşterilerin istek ve ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla çalışanlarıyla birlikte gerçekleştirdikleri pazarlama faaliyetlerinin işletmenin bütününe yayılmasını ve her iş ve hizmette pazarlama yönlülüğün gerekliliğini vurguluyor.
“Bütünleşik Pazarlama” isimli kitap pazarlama yönlü bakışın önemi ve bunun tüm yapıya nasıl kazandırılacağının yolları ile beraber ortaya koyduğu bütünleşik pazarlama stratejileriyle de işletmenin pazardaki mücadelede nasıl öne çıkacağının ipuçlarını veriyor.
Etkin pazarlama
araştırmayla başlar.
Philip Kotler
Hedef tüketici, müşteri ve toplumun istek ve gereksinimlerini tatmin ederek kar sağlayacak pazarlama bileşenlerinin (ürün / hizmet, fiyat, dağıtım ve tutundurma) planlanması, yönetimi ve denetimi çabaları olarak tanımlanın pazarlama, bir çok unsurun birleşmesiyle oluşan geniş bir süreçtir.
Pazarlama konusunda günümüzün en etkin kişilerinden biri olan Philip Kotler, pazarlama yönetimi sürecinin 5 ana kademeden meydana geldiğini ifade etmektedir. Kotler‘e göre bu süreç aşağıda belirtilmiştir.
R -> STP -> MM -> I -> C
Burada;
R (Researche): Araştırma
STP (Segmentation, Targeting, Position): Kesimlere Ayırma, Hedef Belirleme, Konumlandırma - Stratejik Pazarlama
MM (Marketing Mix): Pazarlama Karışımı (4P) - Taktik Pazarlama
I (Iplementation): Yürürlülüğe Koyma
C (Control): Kontrol
anlamına gelmektedir. Şimdi bu kavramları tek tek inceleyelim.
Gelecek 3 yılda pazarlama kanallarında beklenen değişim…
Kaynak: DIYSEO
Deneyimsel pazarlama kavramı doğrultusunda pazarlamanın ne şekilde yön değiştirmekte olduğunu anlatan yararlı bir sunum…
Marka Kavramına Doğru Bir Bakış İsteyenlere…
“Ben markayım”, “markalaşıyoruz”, “marka değerimizi yükselttik”, “marka danışmanıyım”, “marka araştırması yapıyoruz” gibi ifadeleri bol bol duyduğumuz şu günlerde marka ile marka değeri kavramları ile ilgili bileşenleri bir arada derli toplu olarak sunan “Marka Yönetimi Marka Değerinin Ölçülmesi” okunmayı bekliyor.
Marka değerinin ölçümü, markanın konumlandırılması ve marka değerinin denetiminin, sadece klasik marka tekniği ve reklam yönetimince çözülebilecek türden bir konu olmaktan çıktığı ve stratejik pazarlamanın baş konusu olmaya başladığı günümüzde “Marka Yönetimi Marka Değerinin Ölçülmesi”; bu kavramları kapsamlı, anlaşılır ve uygulamaya dönük bir şekilde ele alıyor.
Kitapta öncelikli olarak marka değeri konusuna yer verilse de, konunun bütünlüğünün korunması bakımından marka ve marka yönetimi ile ilgili temel ve yan konularda bir bütün olarak inceleniyor. Bu çerçevede marka değerini etkileyen pazarlama önlemleri, marka değeri ölçümüne özellikle ihtiyaç duyulan ekonomik etkinlik konuları ve işletme yönetiminin temel alanı olma yolunda ilerleyen marka yönetimi de ayrıntılı olarak ele alınmıştır.
Marka değerinin ölçülmesinde öne çıkan iki farklı bakış açısı; tüketiciye (davranış / pazarlama) dönük ve finansal (ekonomik) görüş kitapta ayrıntılı olarak işleniyor. Bu farklı iki bakış açılarına göre, marka değeri ölçüm yöntemleri ile bu yöntemlerin içeriği, uygulanması ve yöntemlerin karşılaştırılmasına da yer vermektedir.
“Marka Yönetimi Marka Değerinin Ölçülmesi”, marka değeri ölçümü ile ilgili 100 yakın yöntemden 18 tanesini (Nielsen, GFK, BBDO, Icon Brand, McKinsky, Young&Rubicam, vb.) ele almakla beraber marka ölçüm yöntemleri konusunda henüz ortak bir yöntem konusunda fikir birliğine varılmadığını göstermesi açısından da önem kazanmaktadır.
Kitapta Neler Var?..
Kimler okumalı?
Herkesin marka konusunda ahkam kestiği, herkesin kendini marka olarak lanse ettiği, her firmanın markası olduğu (markaları var! ama marka kanununu bilmezler ve marka tescillerini yaptırmamışlardır) ülkemizde aslında “Marka Yönetimi Marka Değerinin Ölçülmesi”ni herkesin okumasında yarar var.
Ancak herkes okumasa da pazarlama alanında çalışanlar ile pazarlama öğrencileri ve işletmelerin üst düzey yöneticileri (finans yöneticileri dahil) tarafından mutlaka okunmalı.
Son olarak araştırma şirketlerimizin hizmetlerine baktığımızda marka konusunda araştırma yapmayan yok gibi. Araştırmacılar için de iyi bir kaynak…
Bu kitapla berber ne okuyalım?…
Kaynak: www.pazarlamadunyasi.com
Etkin pazarlama
araştırmayla başlar.
Philip Kotler
Hedef tüketici, müşteri ve toplumun istek ve gereksinimlerini tatmin ederek kar sağlayacak pazarlama bileşenlerinin (ürün / hizmet, fiyat, dağıtım ve tutundurma) planlanması, yönetimi ve denetimi çabaları olarak tanımlanın pazarlama, bir çok unsurun birleşmesiyle oluşan geniş bir süreçtir.
Pazarlama konusunda günümüzün en etkin kişilerinden biri olan Kotler, pazarlama yönetimi sürecinin 5 ana kademeden meydana geldiğini ifade etmektedir. Kotler’e göre bu süreç aşağıda belirtilmiştir.
Pazarlama, yalnız pazarlama
bölümüne bırakılmayacak kadar önemlidir.
David Packard
Yaşamamızın hemen her aşamasına girmiş olan pazarlama, artık mal ve hizmetlerin ötesinde fikirlerin, kişilerin, kurumların, olayların ve mekânların pazarlanmasına kadar genişleyen önemli bir kavram haline gelmiştir.
Peki herkesin ağzında dolaşan, herkesin uzman kesildiği pazarlama nedir?
Amerikan Pazarlama Birliği‘nin tanımına göre pazarlama; ”Bireysel ve kurumsal amaçları tatmin edecek değişimleri sağlamak üzere, ürün, hizmet ve fikirlerin şekillendirilmesi (üretilmesi), fiyatlandırılması, dağıtım ve tutundurulmasını planlama ve uygulama sürecidir”
Pazarlama Enstitüsü‘ne göre pazarlama; ”Tüketici ihtiyaçların belirlemek, bunları tanımlamak ve karlı bir biçimde tahmin etmekle sorumlu yönetim sürecidir”
Son tanıma baktığımızda yukarıdaki iki tanımın bir bileşkesi olduğu görülmektedir. Pazarlama, hedef tüketici, müşteri ve toplumun istek ve gereksinimlerini tatmin ederek kar sağlayacak pazarlama bileşenlerinin (ürün / hizmet, fiyat, dağıtım ve tutundurma) planlanması, yönetimi ve denetimi çabalarıdır.
Görüldüğü gibi pazarlama, insanların gereksinimlerini, değişimleri yakalayıp onlar doğrultusunda ürün ve hizmetler oluşturmaktan, hedef kitleye ulaştırılmasına kadar uzanan uygulamaları kapsayan süreçler bütünüdür. O halde pazarlama, üretimden sonra değil, üretimden önce başlayıp üretim sırasında, satış öncesi, satış anı ve satış sonrasında da devam eden bir eylemdir.
Pazarlamaya bu açıdan yaklaştığımızda tüketicinin merkeze yerleştirildiği görülmektedir. Bu aşamada pazarlamaya konu olan şey ürün ve hizmet olmaktan çıkarak, hedef tüketici, müşteri ve toplumun sorunlarının çözümü olmakta, buna karşılık pazarlama yöneticisi (firma, kurum) de çözüm üreten kişi konumuna gelmektedir.
Günümüzde çağdaş pazarlamanın amacı hedef tüketici ve müşterilerin istek ve gereksinimlerini tatmin ederek kar sağlamaktır.
Pazarlama ile ilgili iki yanlış kanı bulunmaktadır. Bu iki yanlış kanı aşağıda ayrıntılı olarak ele alınarak, yukarıda yapılan pazarlama tanımları çerçevesinde açıklanmaya çalışılacaktır.
Pazarlamanın satış yapma ile aynı olduğu düşüncesi sadece halk arasında yaygın olan bir görüş değil, aynı zamanda bir çok yöneticinin ya da kurumun sahip olduğu bir görüştür.
Satış yapmak, pazarlamanın sadece bir parçasıdır, ancak pazarlama satış yapmaktan daha fazlasını gerektirir. Pazarlamanın görevi yukarıdaki tanımlarda da belirtildiği gibi karşılanmamış ihtiyaçları keşfetmek ve tatmin edici çözümler üreterek kar etmektir.
Pazarlama satış yapmakla aynı olamaz çünkü pazarlama işi, bir ürünün çıkarılmasından çok önce başlar. Satış yapmak ise ancak ürün yaratıldıktan sonra ortaya çıkmaktadır. Pazarlama, ürünün / hizmetin yaşamı boyunca devam eder.
Pazarlama, ürün veya hizmet planlanmasından başlayarak o ürünün / hizmetin ölümüne (pazardan kalkmasına) kadar devam eden eylemler bütünüdür. Satış yapmak bu bütünün sadece bir parçasıdır.
Pazarlama ile ilgili diğer yanlış görüş, pazarlamanın aslında yalnızca şirketin bölümlerinden biri olduğudur. Tabiî ki her şirkette pazarlama konusunun ele alındığı ve bu konuda çalışmaların yürütüldüğü bir pazarlama bölümü vardır. Ancak, pazarlama ile ilgili yaklaşımlar ve çalışmalar, şirketin yalnızca bu bölümde ele alınırsa, şirket fena halde tökezleyecektir.
Şirketin herhangi bir bölümü müşterilere iyi veya kötü davranabilir ve onların şirkete olan ilgilerinin olumlu ya da olumsuz yönde değişmesine neden olabilirler. Şirketin herhangi bir bölümü müşteriyi memnun etme ilkesi ile çalışmadığı zaman olumsuz durumlarla karşılaşılabilir.
Müşterinin merkeze yerleştirildiği günümüzde, ?müşteri üretme ve müşteriyi memnun etme? işi sadece pazarlama bölümüne ait bir kavram değildir. Günümüzün çağdaş şirketleri bütün bölümlerinin müşteri merkezli yaklaşımla olmasa da, müşteri memnuniyetine yönelik bir yaklaşımla hareket etmelerin sağlamaya çalışmaktadır.
Müşterinin bu kadar önem kazandığı günümüzde pazarlamanın şirketin sadece bir bölümü şeklinde ifade edilmesi mümkün değildir. Günümüzde tüm bölümler pazarlamanın bir parçası olarak hareket etmek zorundadır.
”Pazarlama nedir, ne değildir?” sorusuna yanıt arayarak, pazarlama hakkındaki yanlış olan kanıları yok etmeye çalıştık.
Pazarlamayı satışa yönelik stratejiler olarak algılanmasının, müşteri memnuniyetinin ana amaç olduğu günümüzde ne kadar yanlış bir düşünce olduğu akıllardan çıkarılmamalı ve pazarlama stratejileri oluştururken de buna dikkat edilmelidir.
1. Göksel, Bülent, Kocabaş, Füsün ve Elden, Müge (1997), Pazarlama İletişimi Açısından Halkla İlişkiler ve Reklam, Yayınevi Yayıncılık, İstanbul.
2. Kocabaş, Füsün, Elden, Müge ve Çelebi, Serra İnci (2000), Marketing P.R., MadiaCat Yayınları, Ankara.
3. Kotler, Philip (2000), Kotler ve Pazarlama, Sistem Yayınları, İstanbul.