" /> Mustafa Duran

Mustafa Duran

Pazarlama üzerine sayıklamalar…

Dikkat Ekonomisi

Dikkati anlamak ve yönetmenin iş dünyasında başarının en önemli ve en belirleyici değer olduğu günümüzde  “Dikkat Ekonomisi” isimli kitap; iş dünyasının bu en belirleyici yeni değerini nasıl kazanacağımızın ve nasıl harcayacağımızın kapılarını aralıyor.

Enformasyon denizinde boğulduğumuz bu çağda;  hem kendi dikkatimizi toplamak hem de müşterilerimizin, personelimizin dikkatini çekmek ve topladığımız dikkati analiz etmek bir zorunluluk olarak karşımıza çıkıyor. “Dikkat Ekonomisi” isimli bu kitap; bu zorunluluğu gözler önüne sermekle beraber dikkati çekmek ve muhafaza etmenin tekniklerini sunuyor.

Thomas H. Davenport ve John C. Beck kitaplarında, reklamcılık, e-ticaret, enformasyon yönetimi, liderlik ve strateji gibi pek çok konuda dikkat kavramının önemini ve etkisini örneklerle de anlamamızı sağlıyor.

Kitaptan İnciler…

  • Eğer şu anki ekonomide başarılı yakalamak istiyorsanız dikkat çekmek konusunda iyi olmak zorundasınız.
  • Dikkat, tıpkı uçak yemekleri ve taze gıdalar gibi çabuk bozulur.
  • Dikkat, “enformasyon rekabeti” bolluğuna rağmen nasıl çalışmak gerektiğini kavramak demektir.
  • Gelecekte başarıya ulaşacak şirketler zaman yönetiminde değil dikkat yönetiminde uzmanlaşan şirketler olacaktır.
  • Müşterilerin dikkatini çekmenin bir yolu da elbette onlara dikkat vermektir.
  • Artık, çalışanlara harcadıkları zaman ve ortaya çıkarttıkları ürün yerine, fikirlerinin yararlılığına göre para ödenecek.
  • Herhangi bir kuruluştaki çoğu yönetici, çalışanların dikkatlerinin hayal kırıcı ölçüde büyük bir yüzdesinin politik entrikalara, sinsi düşüncelere, tartışmalara ve dedikodulara yöneldiğini bilir.
  • TV, dikkatleri kısa öyküler, doğru zamanlama, sağlam karakterler, tercih ve kullanıcı dostu olması sayesinde toplar.
  • İnsanlar bilgisayardan değil insandan gelen dikkate değer verir.
  • Bize doğru iletilen enformasyon karşısında –önceden istediğimizi düşünmüş olsak bile- ilgimizi anında kaybederiz.
  • Belki ihtiyacımız olan, dikkatimizi bizim için filtreleyecek ütopik sistemler değil, kendi dikkatimizin koruyucusu olmamızı sağlayacak araçlardır.
  • Dikkati korumak adına sık tekrara başvurmak ile izleyicilerin canını sıkmak arasında ince bir çizgi vardır ve iyi reklamcılar bu çizginin farkındadır.
  • İçeriğin değişmesi beklenmeyen sitelerde bile ziyaretçiler yenilik görmek, sitenin aktif olarak yönetildiğini ve materyallerin eskimiş olmadığını bilmek ister.
  • Sıkıcı ve zeki olmak, sizi bir kuruluşun tepesindeki iyi oyunculardan biri yapabilir, fakat bu sizi zirvede tutmaya yetmez.
  • Dikkat yönetiminin püf noktası kimsenin dikkatini kontrol edemeyeceğinizi kabul etmektir.
  • Dikkat nehri liderden çalışanlara, onlardan da tüketicilere ve müşterilere doğru akar.
  • Bizim olan şeylere daha fazla dikkat yönelttiğimiz için, çalışanları karar verme sürecine dahil edin.
  • İş stratejisi, özünde örgütsel dikkati bazı seçeneklere daha fazla odaklamakla ilgilidir.
  • Pek şirket bir birleşme veya satın alma sonrasında hisse bedeline değer katmıştır; bu da çoğunlukla dikkatle ilgilidir.
  • Şirketler artık bilgi portallarının ne kadar kapsamlı olduğuna değil, yarattıkları bilgi ortamının hedefi ne kadar vurduğuyla gurur duyacaklar.
  • Enformasyonu öncelik sırasına koymak, üzerine yoğunlaşmak, tepki vermek ve ilgisiz veriyi elemek, en az enformasyonu etmek kadar önemli olacak.
  • Dikkati, bedava ürünler ve hizmetlerle değiş tokuş etmek şeytanla pazarlık etmek olur.

Kimler Okumalı?…

Günümüz iş dünyasının yeni bilimi olarak nitelendirilen “dikkat yönetimi” kavramını anlamak ve iş hayatında uygulamak isteyen tüm profesyonellerin “Dikkat Ekonomisi” isimli kitabı okumalarında yarar var.

İşleri dikkat çekmek ve bu dikkati muhafaza etmek olan; reklamcılar, pazarlamacılar, iletişimciler ve online dünyada iş yapanların kitabı ayrı bir gözle okumaları tavsiye edilir.

24.03.2011    Gönderen Mustafa Duran | , , , , , , , | Kitaplar, Kişisel Gelişim, Yönetim / Strateji | yorumsuz

Pazarlamadünyası.com’da Ağustos ayı…

“Ayın Şirketi” bölümümüzde markalara pazarlama ve iletişim danışmanlığı, halkla ilişkilerde planlama ve ölçümleme hizmetleri vermek amacıyla 2002 yılında kurulan Vedeayı köşemize taşıyarak, şirketin kurucusu Ateş Yaylıoğlu ile sundukları hizmetleri, halkla ilişkilerde ölçümleme ve ölçümlemenin bileşenleri ve Vedea’nın gelecekteki hedeflerini konuştuk…

Herkesin 3 Hürel grubundan tanıdığı; 30 yıllık reklamcı olan Feridun Hürel’i “Ayın Konuğu” köşemize taşıyarak; yaratıcılığa bakışını, kitaplarını ve ülkemizde reklamcılığın geldiği noktayı konuştuk…



Sosyal medyanın hayatımızdaki hem özel hem de iş hayatımızdaki önemini artırmasıyla beraber değer kazanmaya başlayan Sosyal CRM kavramını EBİ E-Pazarlama Koordinatörü M. Yalçın Parmaksız’ı ile ela aldık.

Dünyaya Google’ın gözlüklerinden bakmak, kendimize has yeni bakış açıları edinmek ve her şeye farklı bakmak ile ilgili olan Google Olsa Ne Yapardı? isimli kitabı “Ayın Kitabı” bölümünde inceledik.


Medya Takip Merkezi’nin (MTM) aylık olarak hazırladığı “Ayın Medya Gündemi” çalışmasını “Araştırmalar” bölümümüze taşıyarak Temmuz ayının medya yansımalarını ele aldık.

Rana Özşeker “Cilalı Profesyoneller”, Özkan Kaymak “Soru ve Cevaplarla Satış” ve Murat Şaylan “Fiyat Belirlemek – I” başlıklı yazılarıyla Pazarlamadünyası.com’da yer aldılar.

11.08.2010    Gönderen Mustafa Duran | , , , , , , , , , , , , , , , , | Halkla İlişkiler, Kitaplar, Marka, Pazarlama, Reklam, Sosyal Medya, İnteraktif Pazarlama | yorumsuz

Future of Advertising

adinteractive Ajans Başkanı Köksal Abdurrahmanoğlu’nun hazırladığı sunum da; gelecekte reklamcılığın nasıl yol alacağı ile beraber internet ve dijital pazarlamaya ilişkin istatistikler de yer alıyor.

07.05.2010    Gönderen Mustafa Duran | , , , , , , , , , , , , | Pazarlama, Sosyal Medya, İnteraktif Pazarlama | yorumsuz

Reklamcılığın Erotik Tarihi

reklamcılığın_erotik_tarihiCinsellik ve reklam iyi bir kombinasyon oluşturuyor…

“Reklamcılığın Erotik Tarihi” isimli kitabında Reichert, 1800’lilerdeki tütün ilanlarından başlayıp, bugünün içecek, blucin, iç giyim, parfüm reklamlarına kadar uzanan araştırmasında cinselliğin kullanımı ve tüketicileri etkileme gücünü anlatıyor. Yazar, “Cinsellik satar mı?” sorusuna yanıt ararken “Nasıl sattığını ya da satamadığını da” örneklerle gösteriyor.
Reichert kitabında; Gucci, Calvin Klein, Christian Dior, Tommy Hilfiger, Polo / Ralph Lauren, Banana Republic, Victoria’s Secret, Wonderbra ve daha bir çok markanın cinsellik içeren reklam kampanyaları ayrıntılı olarak inceleyerek; cinselliğin etkisini gözler önüne seriyor.
Ayrıca kitapta kadınlara dair “ideal güzellik” tanımının ortaya çıkışı ve kültürümüze yayılışını da açıklayarak; kadınların incelenecek bir obje gibi nasıl ön planda tutulduğunu detaylı bir şekilde açıklayan ek bir kaynak olarak işe yarıyor.
“Reklamcılığın Erotik Tarihi” isimli kitap afiş, gazete gibi en eski basılı yayınlardan, televizyon ve internete kadar tüm iletişim araçlarının gelişimi ve bu gelişimin reklamlara etkisini anlatırken kitle iletişim araçlarının evrimi konusunda da güzel bir kaynak.

15.09.2009    Gönderen Mustafa Duran | , , , , , , , , , , , , | Kitaplar, Pazarlama, Reklam | yorumsuz

Konkur

Konkur nedir?

Fransızca “Concours” kelimesinin Türkçeleşmiş hali olan “Konkur”, temelde “Yarışma” anlamına gelir. Ancak sözcük, reklamcılık terminolojisinde daha özel ve geniş kapsamlı bir anlama sahiptir.
“Konkur”, reklamverenin çeşitli ajanslara başvurarak, bir reklam ajansı aradığını bildirmesi ve aralarından birini seçebilmesi için örnek kampanya hazırlamalarını istemesidir.
Reklamcılığın anavatanı olan ABD’de “Pitch” sözcüğü ile ifade edilen “konkur”un farklı kullanımları, bir başka deyişle yan anlamları da bulunur. Örneğin, konkura katılan reklam ajanslarının hazırladıkları kampanyalara ve bunların sunumuna da konkur ismi verilir. Bu aşamada “konkur” kelimesi, spekülatif sunum olarak da adlandırılır.

konkur
Kelimenin bir diğer tanımı da ısmarlanmamış, spekülatif reklam çalışmasıdır. Bu tarz bir aksiyonda, bir reklam ajansı, yeni müşteri kazanabilmek umuduyla, müşteri olabilecek kuruluştan herhangi bir istek gelmeden bir kampanya hazırlar ve sunar.

Şeffaf ve adil bir konkur nasıl olmalıdır?

Şeffaf ve adil bir konkur sürecinin anahtar tamlaması “doğru bilgilendirme”dir. Konkur her şeyden önce, ön yargısız bir çalışma olmalıdır. Bu aşamada reklamveren tüm ajanslara eşit bir uzaklıkta durmalı, sadece sunulan işlere odaklanmalıdır.

19.06.2009    Gönderen Mustafa Duran | , , , , , , , , | Pazarlama, Reklam | yorumsuz